Blog

Fon Tasfiyesini Düzenleyen Kanun Resmi Gazete’de Yayınlandı

Kamuoyunda fon krizi olarak bilinen yatırım fonlarında temerrüt süreci kapsamında fonların tasfiyesini, fon pay sahipliğinin belirlenmesini, ara ödemeyi, fon malvarlığından mevzuata aykırı çıkarılan değerleri ve şahsi sorumluluğu, elkonulan ve müsadere edilen malvarlığı değerlerini ve geri kazanım hesabını düzenleyen, 7596 sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun (“7596 sayılı Kanun”) 27.10.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.

Bu yazımızda 7596 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler ile fon tasfiyesi sürecinin ne şekilde ilerleyeceği değerlendirilecektir.

1. 7596 sayılı Kanun’un Amacı, Genel Çerçevesi ve Kapsamı

1.1.       7596 sayılı Kanun’un Amacı ve Genel Çerçevesi

7596 sayılı Kanun’un henüz teklif aşamasındayken belirlenen amacı ve genel çerçevesinin şu şekilde olduğunu söyleyebiliriz:

  • Fon varlıklarının gerçek ekonomik değerlerinin tespiti, fon pay sahipliğinin güvenilir kayıtlar üzerinden belirlenmesi, mevcut varlıkların mümkün olan en yüksek ekonomik değerle nakde çevrilmesi, fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve tasfiye sonunda karşılanamayan tutarların sorumlulardan tahsili süreçlerinin birlikte yürütülmesini gerektirmektedir. Bu itibarla kanun koyucu, mevcut fon tasfiye usulünün yeterli olmayacağına kanaat getirmiştir.
  • 7596 sayılı Kanun ile olağan bir tasfiye usulü dışında hukuki yollarla geri kazanılabilen değerlerin de fon pay sahiplerine ödenmesi öngörülmektedir. Söz gelimi, ceza soruşturması kapsamında el konulan veya müsadere edilen malvarlığı değerlerinin yatırımcılara iadesi bu yöntemlerden biridir.
  • Buna ilaveten 7596 sayılı Kanun’un, sadece mevcut fon krizine özel bir bir tasfiye usulü getirdiğine, genel ve yeni bir tasfiye usulü de getirmediğine dikkat edilmelidir.
  • 7596 sayılı Kanun’un temel yaklaşımının öncelikle her fonun kendi malvarlığının ve gerçek fon pay sahiplerinin tespit edilmesi, fon varlıklarının yatırımcıların ortak menfaati gözetilerek ekonomik değer kaybına yol açmaması hedeflenerek tasfiye edilmesi ve elde edilen nakdin fon pay sahiplerine adil biçimde dağıtılması olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla 7596 sayılı Kanun’da piyasa fiyatının gerçek değeri yansıtmadığı veya olağan satış yöntemlerinin tasfiyeyi geciktirdiği durumlarda geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi, farklı fiyat marjı ve gerektiğinde Borsa dışı satış gibi yöntemlere karar verebilme imkanı tanınmıştır.
  • Tasfiye esnasında bütün fon pay sahiplerine aynı anda ve oransal dağıtım esasıyla ödeme yapılmasına yeter düzeyde nakit elde edilemediği durumda, detaylarına aşağıda yer verilecek olan yatırımcıların fona fiilen koydukları ve fondan çektikleri tutarları esas alan “net yatırım tutarı” ölçütü ile tasfiye usulü benimsenmektedir.
  • 7596 sayılı Kanun’da ayrıca, tasfiye tamamlanıncaya kadar ödeme alınamamasının önüne geçmek amacıyla 1.000.000 TL’lik ara ödeme yapılabilmesinin de önü açılmaktadır.
  • Son olarak fonlarda yaşanan fiktif fiyat artışları ile fonların ulaştığı yüksek değerlere geri dönüşün sağlanabilmesi ve yatırımcıların zararlarının giderilebilmesi için fonun kurucusu ve/veya yöneticisi portföy yönetim şirketinin, bunun yeterli olmadığı durumda ise zarar veya kaybın oluşumunda sorumluluğu belirlenen gerçek ve tüzel kişilerin şahsi sorumluluğuna gidilmesi öngörülmektedir.

1.2.       7596 sayılı Kanun’un Kapsamı

7596 sayılı Kanun ile belirlenen tasfiye usulüne dahil olan fonları ne olduğu, anılan kanunun 2. maddesinde düzenlenmiştir. 7596 sayılı Kanun’un kapsamında olan fonlar; Sermaye Piyasası Kurulu’nun (“SPK”) 17.09.2026 tarihli kararları[1] ile tasfiyesine karar verilen ve bu Kanunun yayımı tarihinde tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarından her biridir.

Buna ilaveten, 7596 sayılı Kanun m. 3/5 ile tasfiyeye konu fonlara ilişkin olarak 17.09.2026 tarihi ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmakla birlikte, ilgili fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedenleriyle gerçekleştirilemeyen talimatlar bakımından, katılma payları bloke edilmiş olanlar, fon pay sahibi sıfatıyla bu tasfiye sürecine dahildir.

[1] SPK’nın 17.09.2026 tarihli ve 2026/60, 2026/61 sayılı Bültenleri ile tasfiye sürecine alınan fonlar ifade edilmektedir.

2. Tasfiyenin Yürütülmesine İlişkin Genel Esaslar, Pay Sahipliğinin Tespiti

2.1.     Tasfiye Sürecinin Yürütülmesinde Kurum ve Kuruluşların Rolü

Tasfiye sürecini yürütmekle görevli olan kuruluş, SPK tarafından belirlenen bankalardır. SPK ise;

  • Tasfiye sürecinin aşamalarını,
  • Fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini,
  • Değerleme esaslarını,
  • Fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini,
  • Ara ve nihai ödemeyi
  • Dağıtım sırasını,
  • Tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

Buradan hareketle, 7596 sayılı Kanun m. 3 kapsamında tasfiye sürecini yürütecek kuruluşların görev, sorumlulukları ve yetkileri şu şekildedir:

Tasfiye Sürecini Yürütecek Kuruluş

(Bankalar)

Görevi ve SorumluluklarıYetkileri
· Tasfiyeyi yürütmek.

· Yatırımcı menfaatini, ilgili varlığın piyasa koşullarını ve fon portföy yapılarını, fon varlıklarının korunmasını ve fon pay sahiplerinin ortak menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi amacıyla gerekli özeni göstermek.

· SPK tarafından belirlenen tasfiye yöntemlerine uymak.

·  Tasfiye sürecinde satış yapmak.

7596 sayılı Kanun m. 3 kapsamında SPK’nın görevleri, sorumlulukları ve yetkileri ise şu şekildedir:

 

SPK

Görevi ve SorumluklarıYetkileri
· Fonların tasfiyesinde gözetim ve denetim görevi.·   Tasfiye sürecinin aşamalarını, fon varlıklarının tespitini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahipliğinin belirlenme şeklini, ara ve nihai ödemeyi, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

·   Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin belirlendiği hallerde, tasfiye işlemlerinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış ve özel işlem bildirimi yöntemleri ile geçici farklı fiyat marjına ve sermaye piyasası mevzuatı ile Borsa mevzuatında yer alan diğer yöntemlere karar verme yetkisi.

·   Tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine ilgili varlıkların Borsa dışında satışına onay verme yetkisi.

·   Borsada veya Borsa dışında yapılacak satış yoluyla varlıkları satın alacak yatırımcıların bunları bir süre borsada satamamasına karar verme yetkisi.

2.2.       Pay Sahipliğinin Tespiti ve Tasfiye Sürecinin Genel Şeması

Fon pay sahipliğinin tespiti; 7596 sayılı Kanun m. 4/5 kapsamında tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK kayıtları ile mutabakat sağlanmak suretiyle fon ve hesap bazında yapılacaktır.

Bu itibarla fon tasfiyesi sürecinin genel aşamaları şu şekilde olacaktır:

1. AşamaFon pay sahipliğinin tespiti
2. AşamaTasfiye sürecini yürütecek kuruluş tarafından satış işlemlerinin yapılması, nakde çevirme
3. AşamaSatış sonucu elde edilen dağıtılabilir nakdin, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı ile ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden ödenmesi
4. Aşama3. aşamaya göre yapılan hesaba göre bulunan ödenecek tutarın, satış sonrası elde edilen dağıtılabilir bakiye ile karşılanamaması halinde net yatırım tutarının tespiti ve bunun üzerinden ödeme yapılması
5. AşamaAra ödemeler
6. AşamaNihai ödemeler

3. Fon Pay Sahiplerine Ödenecek Tutar, Net Yatırım Tutarının Tespiti, Ara Ödeme ve Nihai Ödeme Aşamaları

3.1.     Fon Pay Sahiplerine Ödenecek Tutar, Net Yatırım Tutarı Kavramı ve Tespiti

Fon pay sahiplerine ödenecek tutar, 7596 sayılı Kanun m 4/1’de belirlenmiştir. Buna göre;

  • Fon malvarlığının nakde çevrilmesi sonucunda elde edilen dağıtılabilir nakit, tasfiye kararından bir önceki gün sonu itibarıyla geçerli fon birim pay fiyatı üzerinden hesaplanacak ve ödemeye esas katılma payı adetleri üzerinden fon pay sahiplerine ödenecektir. Ödemeye esas katılma payı ise, fon sahibinin bir fonda sahip olduğu payların adetini ifade etmektedir.

Bunun mümkün olmaması halinde ise net yatırım tutarı kavramı gündeme gelecektir. Net yatırım tutarı kavramı, fon pay sahiplerine yapılacak ödemelerde uygulanacak ikinci yöntemdir. Net yatırım tutarı ise şu şekilde hesaplanacaktır:

  • Fona fon pay sahibi tarafından fiilen yapılan her bir nakit girişinin ve çıkışının tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi ile yurtiçi üretici fiyat endeksindeki değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulü uygulanarak giriş ve çıkış tutarları bulunacaktır.
  • Daha sonrasında giriş tutarının çıkış tutarından fazla olması durumunda, fondan fon pay sahibine yapılan her bir nakit çıkışının tutarının ilk giren ilk çıkar esası ile düşülmesi suretiyle Merkezi Kayıt Kuruluşu (“MKK”) tarafından net yatırım tutarı bulunacaktır.

3.2.     Ara Ödeme Aşaması

7596 sayılı Kanun m. 4/2 uyarınca SPK tarafından belirlenen fonlarda ara ödeme yapılabilmesi mümkündür. Yapılacak ara ödemeler, net yatırım tutarının endeksleme uygulanmaksızın bulunan kısmını geçemeyecektir. Buna göre ara ödeme miktarları şu şekildedir:

Net Yatırım Tutarı MiktarıYapılacak Ara Ödeme
1.000.000 TL’nin AltıNet Yatırım Tutarı Kadar
1.000.000 TL’nin ÜstüEn Fazla 1.000.000 TL
Fon pay sahiplerine yapılacak ara ödeme tutarı, para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarının hesaplandığı tarihten bir önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan, ilgili fon pay sahibinin hesabında bulunan fon katılma paylarının toplam değerini aşamaz. Fon katılma payı da fon sahibinin bir yatırım fonu portföyüne kaç adet pay ile ortak olduğunu gösteren kavramdır.

3.3.     SPK’nın Takdir Yetkisi

7596 sayılı Kanun m. 4/3 uyarınca; dağıtılabilir nakdin birinci fıkraya göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi hâlinde SPK’nın takdir yetkisi gündeme gelmektedir. Buna göre SPK’nın kullanabileceği takdir yetkisi şu şekildedir:

SenaryoSPK’nın Kullanabileceği Takdir YetkisiSınır
Dağıtılabilir nakdin birinci fıkraya göre hesaplanan net yatırım tutarlarının ve/veya hesaplanan ara ödeme tutarlarının tamamını karşılamaya yetmemesi hâliMevcut nakitten mümkün olan en fazla sayıda fon pay sahibinin tam yararlanması amacıyla, net yatırım tutarı en düşük olan fon pay sahibinden başlanmak suretiyle ödeme yapılmasına karar verme yetkisi mevcuttur.Ödemelerde hiçbir fon pay sahibine net yatırım tutarını, ödeme tutarının hesaplandığı tarihten ve/veya tasfiye tarihinden bir gün önceki gün sonu itibarıyla hesaplanmış hak ve alacak tutarlarını veya ara ödeme için 7596 sayılı Kanun m. 4/2’de öngörülen 1.000.000 TL tutarındaki ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamaz.
Yukarıdaki yetkiyle beraber veya ondan bağımsız kullanılmak üzere; tüm fon pay sahipleri bakımından uygulanacak asgari bir ara ödeme tutarı belirlenerek bu tutara kadar ödeme yapılmasına karar verme yetkisi mevcuttur.

3.4.     Nihai Ödeme Aşaması

Nihai ödeme aşaması ise; 7596 sayılı Kanun m. 4/5’te düzenlenmektedir. Buna göre fon pay sahibine yapılacak nihai ödeme;

  • Tasfiye malvarlığından,
  • Geri kazanım hesabından,
  • Diğer hukuki yollardan daha önce yapılan ödemelerin düşülmesi sonrasında bulunacak tutarı ifade eder.

4. Fon Malvarlığından Mevzuata Aykırı Çıkarılan Değerler, Portföy Yönetim Şirketlerinin ve Yöneticilerinin Şahsi Sorumluluğu, TMSF’nin Takip Yetkisi

4.1.     Fon Malvarlığı Değerinden Mevzuata Aykırı Çıkarılan Değer Kavramı

7596 sayılı Kanun m. 5/1, fon malvarlığı değerinden mevzuata aykırı çıkarılan değeri şu şekilde tanımlamaktadır:

“Fon malvarlığından mevzuata aykırı olarak veya mevzuata şeklen uygun olsa dahi fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmaksızın; karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım, satım, repo, ters repo veya benzeri işlem ve sözleşmeler yoluyla ilişkili taraflar, hâkim ortaklar, yöneticiler, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettikleri kişiler yahut diğer üçüncü kişiler lehine çıkarılan veya aktarılan para, sermaye piyasası aracı, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesi suretiyle elde edilen değerler…”

Görüleceği üzere 7596 sayılı Kanun, fon malvarlığı değerinden mevzuata aykırı çıkarılan değer kavramını tanımlayarak bir nevi, portföy yönetim şirketlerinin ve yöneticilerinin usulsüz sermaye piyasası işlemleri ile fon değerlerinde yarattığı azalmanın ve usulsüz elde edilen değerlerin yatırımcılarına döndürülmesini amaçlamaktadır.

Fon malvarlığı değerinden mevzuata aykırı çıkarılan varlığın tespitinde ise, 7596 sayılı Kanun m. 5/3 uyarınca SPK yetkilidir. SPK; tasfiye işlemleri ile denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fon bakımından zarar veya kayıp tutarını, zarar veya kayıpta sorumluluğu bulunan gerçek ve tüzel kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF’ye bildirir.

4.2.     Portföy Yönetim Şirketlerinin ve Yöneticilerinin Şahsi Sorumluluğu

7596 sayılı Kanun m. 5/2; fon malvarlığı değerinden mevzuata aykırı çıkarılan varlıklar yönünden öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketini sorumlu tutmaktadır.

Bu tutarların portföy yönetim şirketinden tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, fonun zarara veya kayba uğratılmasında sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bu kişilerle birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumludur.

4.3.     TMSF’nin Takip ve Tahsil Yetkisi

Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; fon malvarlığı değerinden mevzuata aykırı çıkarılan varlıklar ve bu varlıklardan kaynaklı sorumlu kişilerin tespitine müteakip SPK tarafından TMSF’ye bildirim yapılacaktır.

TMSF ise anılan tutarların sorumluların malvarlığından geri kazanım sağlanması amacıyla, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil işlemlerini yürütecektir.

Sorumlulardan tahsil edilen varlıklar, TMSF nezdinde tutulan geri kazanım hesabına yatırılacaktır ve elverdiği ölçüde fon pay sahiplerine iade edilecektir.

5. Elkonulan ve Müsadere Edilen Malvarlığı Değerlerinin Geri Kazanım Hesabına Kazandırılması

7596 sayılı Kanun m. 6, elkonulan ve müsadere edilen malvarlığı değerlerinin fon pay sahiplerine iadesi için uygulanacak usulleri belirlemektedir. Buna göre:

  • Fonlarla bağlantılı fiiller nedeniyle yürütülen soruşturmalar kapsamında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) m. 128 uyarınca verilen elkoyma kararları neticesinde elkonulan malvarlığı değerleri arasında, fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunabilir.
      • Bu para veya sermaye piyasası araçları, ilgili fona veya geri kazanım hesabına Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkemece iade edilir. (7596 sayılı Kanun m. 6/1)
      • Eğer bunların fonlara iadesi mümkün değilse TMSF’nin kayyım olarak atanması mümkündür. TMSF ise kayyımlık görevi çerçevesinde dava sonucu beklenmeksizin derhal malvarlıklarını satar veya tasfiye eder. Satış sonucunda elde edilen para, geri kazanım hesaplarında izlenir. (7596 sayılı Kanun m. 6/2)
  • Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin, ilgili yatırım fonuna; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise geri kazanım hesabına aktarılmasına mahkemece karar verilir. (7596 sayılı Kanun m. 6/3)
  • Geri kazanım hesabında bulunan tutarlar yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve fon pay sahiplerine yapılacak ödemeler için kullanılabilir; başka bir amaçla kullanılamaz, teminat gösterilemez ve kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, üzerlerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamaz. (7596 sayılı Kanun m. 6/5)
  • Geri kazanım hesabında biriken tutarlar, yapılan zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa; tasfiyenin tamamlanmış olması hâlinde ise Kurulca bildirilen fon pay sahiplerine ödenmek üzere Yatırımcı Tazmin Merkezine (“YTM”) aktarılır. Ödemeler YTM tarafından katılma payı sahipliği oranında yapılır. (7596 sayılı Kanun m. 6/6)

Hazırlayan:

Av. Doğa Can Altınözlü

Related Posts

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir