Uncategorized

İdari Yargıdaki İstinaf Sınırını Her Yıl Yeniden Değerleme Oranına Göre Belirleyen Hüküm AYM Tarafından İptal Edildi

Ankalex Logo EN-2

AYM, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (“İYUK”) m. 45/1 hükmündeki belli bir parasal limitin üzerindeki vergi davaları, iptal davaları ve tam yargı davalarının istinaf edilebileceğini ve bu parasal limitlerin her yıl yeniden değerleme oranı uyarınca artırılabileceği öngören düzenlemelerin iptaline karar verdi. AYM, davanın açıldığı tarihte istinaf sınırının üzerinde kalan bir davanın, karar tarihi itibariyle güncellenen istinaf sınırından ötürü istinaf incelemesine kapalı olmasının öngörülebilirlik ilkesine ve hak arama hürriyetine aykırı olduğuna hükmetti. (AYM’nin 21.12.2023 tarihli ve 32406 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan E. 2023/81, K. 2023/184 sayılı ve 26.10.2023 tarihli kararı)

İptal istemine konu İYUK m. 45/1 ve Ek Madde 1 hükümleri sırasıyla şu şekildedir:

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.”

“Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.”

AYM öncelikle iptal istemine konu hükümlerin anlam ve kapsamını belirlemiştir. İYUK m. 45/1 hükmü, hükümde yer alan parasal tutar itibarıyla 5.000 TL’yi geçmeyen davalar ile İYUK m. 20/A ve B hükmündeki davalar dışında ilk derece mahkemesince verilen kararların istinaf incelemesine tabi olacağı belirlemektedir. İtiraz istemine konu İYUK m. 45/1’in 2. Cümlesi 5.000 TL’yi geçmeyen vergi davalarına, tam yargı davalarına ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararların kesin olduğu ve bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır.

İptal istemine konu İYUK Ek Madde 1 hükmü ise, İYUK’taki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir. Sonuç olarak, 2023 yılı için konusu 20.000 TL’den az olan davalar için istinaf kanun yoluna başvurulamamaktadır.

Yukarıda yer verilen hükümlerin iptali istemiyle yapılan başvuruda ise özetle; davanın açıldığı ve uyuşmazlığın mahkemece karara bağlandığı tarihler arasında her yıl yeniden değerleme oranına göre artırılan kanun yoluna ilişkin parasal sınırların değişebildiği vurgulanmıştır. Bunun sonucu olarak, davanın açıldığı tarihte istinaf kanun yolu açık olan bir uyuşmazlık karar tarihi itibarıyla istinaf kanun yoluna kapalı olabilmektedir. Bu durum; mahkemeye erişim hakkını, hükmün denetlenmesini talep etme hakkını ve kanuni hakim ilkelerini ihlal etmektedir. Ayrıca İYUK m. 45/1 hükmünde, davanın açıldığı ya da karar tarihlerinden hangisinin istinafa ilişkin parasal sınırın belirlenmesinde esas alınacağı noktasında herhangi bir belirleme olmadığı da vurgulanmıştır.

AYM uyuşmazlığı, Anayasa’nın adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. Maddesi kapsamında değerlendirmiştir. İptal istemine konu kural, konusu 5.000 TL’nin üzerinde olan davalar hakkında ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin bölge idare mahkemelerinin denetimine tabi olacağını öngörmektedir. Dolayısıyla 5.000 TL’nin altında olan davalar yönünden, itiraz konusu kuralla hükmün denetlenmesi hakkına sınırlama getirilmektedir.

AYM tam bu noktada, herhangi bir hakkı ve özellikle mahkemeye erişim hakkını sınırlayan düzenlemelerin kanunilik şartını taşıması gerektiğini belirtmiştir. Buna karşılık İYUK m. 45/1 hükmünde, idari yargıda ilk derece mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf başvurusunda bulunmak için geçerli parasal sınır belirlenirken hangi tarihin esas alınacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Buna göre istinaf yoluna başvurabilmek için belirlenen parasal sınır; işlem veya eylem tarihi, idareye başvuru tarihi, dava tarihi veya ilk derece mahkemesi karar tarihine göre belirlenebilir.

Buradan hareketle, istinafa tabi kararların belirlenmesine ilişkin parasal sınırın her yıl güncellenmesi nedeniyle hangi tarihteki parasal sınıra göre istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinin kanunda belirli bir açıklıkta ve öngörülebilir bir şekilde düzenlenmesi gerekmektedir. İptal istemine konu kurallarda ve genel olarak idari yargıda istinaf kanun yolunu düzenleyen diğer kanunlarda bu konuda herhangi bir açık düzenleme bulunmamaktadır.

Sonuç olarak iptal istemine konu kuralların kanun yoluna başvuru açısından hangi tarihteki parasal sınırın esas alınacağını açık, net ve tereddüde yer vermeyecek şekilde düzenlemediğine ve dolayısıyla kuralların kanunilik şartını taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır. İYUK m. 45/1 hükmünün 2. cümlesinde yer alan “Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz.” İbaresinin ve İYUK Ek Madde 1 hükmünün iptaline karar verilmiştir. İptal kararının ise, Resmi Gazete’de yayınlanma tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.

Hazırlayan:

Av. Doğa Can Altınözlü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir