Uncategorized

Depremin Sebep Olduğu Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Getirilen Ek MTV Düzenlemesi Anayasa’ya Uygun Bulundu

Ankalex Logo EN-2

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 06.02.2023 tarihinde meydana gelen depremlerden kaynaklı ekonomik kayıpların telafi edilmesi amacıyla ihdas edilen Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin (“Ek MTV”) Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti. AYM, meydana gelen deprem felaketinin büyüklüğünün ve yarattığı ekonomik kayıpların, mülkiyet hakkının sınırlanması açısından yeterli gördü ve düzenlemenin, kamu yararına yönelik olduğunu belirtti. (AYM’nin 06.10.2023 tarihli ve 32331 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan E. 2023/131, K. 2023/160 sayılı ve 28.09.2023 tarihli kararı)

İptal istemine konu 7456 sayılı 6/2/2023 Tarihinde Meydana Gelen Depremlerin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpların Telafisi İçin Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi ihdası ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) 1. maddesinin 1. fıkrası şu şekildedir:

“(1) 18/2/1963 tarihli ve 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununun 5 inci, 6 ncı ve geçici 8 inci maddelerinde yer alan (I), (I/A), (II) ve (IV) sayılı tarifelere göre vergiye tabi olan ve bu Kanunun yayımı tarihinde ilgili sicilde kayıt ve tescilli bulunan taşıtlar ile bu Kanunun yayımı tarihinden 31/12/2023 tarihine kadar ilgili sicillere ilk defa kayıt ve tescil edilecek olan taşıtlar, bir defaya mahsus olmak üzere, 2023 yılı için tahakkuk ettirilen motorlu taşıtlar vergisi tutarı kadar ek motorlu taşıtlar vergisine tabidir.”

Kanun Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe girdikten sonra kamuoyunda sıklıkla Ek MTV’nin vergilerin geriye yürümezliği ilkesini ihlal ettiği ifade edilmiştir. İtiraz gerekçesinde de özetle; hukuk devleti ilkesi gereğince vergiye ilişkin düzenlemelerin geriye yürütülmemesi ve bu düzenlemelerin mali güce göre vergilendirme ilkesine uygun olarak yapılması gerektiği ve itiraz konusu kuralda bu ilkelerin göz önünde bulundurulmadığı iddia edilmiştir. Ayrıca itiraz konusu kuralın, depremin etkilerinin zorunlu şartlarından ziyade kaynak arayışının sonucu getirildiği ve kamu yararının sağlanması amacını taşımadığı, motorlu taşıtlar vergisi mükelleflerine aşırı külfet yüklendiği de iddia edilmiştir. Sonuç itibariyle itiraz konusu kuralın, mülkiyet hakkını ihlal ettiği öne sürülmüştür.

Kuralın Anayasa’ya aykırılığını değerlendirmeye geçen AYM öncelikle; Anayasa’nın 73. maddesinde yer alan vergi ödevi hakkında açıklamalara yer vermiştir. Daha önceki farklı AYM kararlarında da belirtildiği üzere; ekonomi ve vergi hukuku alanında mali güce ilişkin göstergelerin gelir, servet ve harcamalar olduğu kabul edilmektedir. Mali güç; ödeme gücünün kaynağı, dayanağı, nedeni ve varlık şartıdır. Kanun koyucunun vergilendirmede, kişilerin sahip olduğu ekonomik değer ile mali güçlerini göz önünde bulundurması gerekir. Vergide genellik ilkesi, herhangi bir ayının yapılmaksızın mali gücü olan herkesin vergi yüküne katılmasını ve vergi ödemesini ifade eder. Mali güce göre vergilendirme, verginin yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasıdır. Bu ilke, aynı zamanda vergide eşitlik sağlanmasının uygulama aracı olup mali gücü fazla olanın mali gücü az olana göre daha fazla vergi ödemesini gerektirir. Vergide eşitlik ilkesi ise mali gücü aynı olanlardan aynı, farklı olanlardan ise farklı oranda vergi alınması esasına dayanır.

Bu noktadan sonra mülkiyet hakkıyla ilgili genel değerlendirme ve açıklamalara yer veren AYM, itiraz konusu kural ile benzerlik taşıyan 26.11.1999 tarihli ve 4481 sayılı, 17.8.1999 ve 12.11.1999 Tarihlerinde Marmara Bölgesi ve Civarında Meydana Gelen Depremin Yol Açtığı Ekonomik Kayıpları Gidermek Amacıyla Bazı Mükellefiyetler İhdası ve Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“4481 sayılı Kanun”) hakkında açıklamalarda bulunmuştur. 4481 sayılı Kanun’da da tıpkı itiraz konusu kuraldaki gibi, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan deprem felaketi neticesinde ortaya çıkan kamu finansman ihtiyacının giderilmesi amacıyla 1998 yılında beyan edilen gelir veya kurumlar vergisi matrahları ile bu yılda elde edilen ve belli miktarın üzerindeki ücretler, bina, arsa ve araziler, motorlu taşıtlar, cep telefonları üzerinden bir defalık ek vergi ödenmesini öngören hükümler mevcuttur.

AYM, 4481 sayılı Kanun’da yer alan ve geçmişe yönelik vergilendirme öngören kuralların iptali istemini, 29.03.2001 tarihli ve E. 1999/54, K. 2001/63 sayılı karar ile reddetmiştir. AYM’nin ret gerekçesi özet itibariyle; deprem nedeniyle oluşan ekonomik kayıpların giderilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlanması gibi sosyal ve ekonomik şartların zorunlu kıldığı nedenlerle ek vergi getirilmesinde kamu yararının gözetildiğine dayanmaktadır. 1998 yılına ait Gelir ve Kurumlar Vergisi hesaplanırken mükelleflerin özel durumları ile mali güçlerinin göz önünde bulundurulduğu, motorlu taşıtlar vergisi mükellefleri için de aynı hususların geçerli olduğunu belirterek mali güce göre vergilendirme ve vergi yükünün adaletli dağılımı ilkelerinin esas alındığı sonucuna varmıştır.

Daha sonrasında AYM, itiraz konusu kuralın mükelleflerin mal varlığında azalmaya sebep olduğundan bahisle mülkiyet hakkına sınırlama oluşturduğunu belirtmiştir. İtiraz kuralla verginin kapsamındaki taşıtların ve verginin nasıl hesaplanacağı hususunun herhangi bir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu ve bu yönüyle kanunilik şartını taşıdığı tespit edilmiştir. Ardından, Anayasa’nın 35. Maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla sınırlanabileceği hatırlatılmış ve huzurdaki sınırlamanın, kamu yararı ölçütüne uygunluğu tartışılmaya geçilmiştir.

AYM’nin önceki kararlarında da vurgulandığı üzere, deprem gibi olağanüstü hadiseler nedeniyle oluşan kayıpların giderilmesi ve toplumsal dayanışmanın sağlanması maksadıyla ek vergi yükümlülüğü getirilmesi mümkündür. İptal istemine konu kuralda da Ek MTV getirilmesinde kamu yararına yönelik meşru bir amacın bulunduğu belirtilmiştir. Nitekim 06.02.2023 tarihinde yaşanan depremlerin boyutları dikkate alındığında düzenlemenin meşru bir amacının bulunduğu açıktır. Ayrıca, iptal istemine konu kuralda; mücbir sebep ilan edilen yerlerde kayıtlı araçların, deprem nedeniyle yıkılan veya ağır ya da orta hasarlı hale gelen binaların maliklerine ait taşıtların, depremlerde ağır hasar görerek kullanılamaz duruma gelen taşıtların ve deprem nedeniyle eşi veya birinci derece kan hısımlarından birini kaybeden mükelleflere ait taşıtlar ek motorlu taşıtların Ek MTV’den müstesna tutulduğu hatırlatılmıştır. Dolayısıyla düzenlemenin, araç sahiplerinin ödeme güçleri ve kişisel durumlarını da gözettiği ve araç sahiplerine aşırı bir külfet yüklemediği de belirtilmiştir.

Sonuç olarak, motorlu taşıtlar vergisinin toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaygın bir vergi olduğu da dikkate alındığında kuralın mali güce göre vergilendirme, vergi yükünün adaletli dağılımı ve eşitlik ilkeleriyle çelişmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle iptal istemine konu kural, mülkiyet hakkına aykırı bulunmamış ve iptal istemi reddedilmiştir.

Hazırlayanlar:

Av. Doğa Can Altınözlü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir