21.07.2026
Adli tatil, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) m. 102 uyarınca her yıl 20 Temmuz’da başlar, 31 Ağustos’ta sona erer ve yeni adli yıl 1 Eylül’de başlar. Adli tatil; sürelerin durmasında, bazı işlerin adli tatilde görülmemesi gibi hallerde etkisini gösterir. Bu yazımız kapsamında adli tatilin her bir yargı kolu yönünden sonuçları ayrı ayrı ele almaktayız.
1- HMK Kapsamında Adli Tatil
HMK kapsamında adli tatilin etkisi şu şekildedir:
- Öncelikle ana kural, adli tatilde HMK kapsamındaki dava ve işlerin görülmemesidir.
- Hal böyle olmakla beraber HMK m. 103/1 hükmünde sayılan işler yönünden adli tatilin herhangi bir etkisi yoktur. Yani bu dava ve işler aynı şekilde görülmeye devam eder.
- İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.
- Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, Velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.
- Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.
- Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
- Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından doğan iptal işleri.
- İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve
- Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.
- Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
- Çekişmesiz yargı işleri.
- Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.
- Adli tatile tabi olan işlerde HMK kapsamında tayin edilen sürelerin son gününün adli tatile rastlaması halinde bu süreler HMK m. 104 uyarınca ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır.
2- CMK Kapsamında Adli Tatil
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (“CMK”) m. 331, adli tatili düzenlemektedir. Anılan hüküm uyarınca:
- CMK açısından ana kural da adli tatil süresince dava ve işlerin görülmesine ara verilmesidir.
- Yine de CMK m. 331/2 ve m. 331/3 uyarınca adli tatil süresince bazı iş ve davalar da görülmeye devam edilecektir. Bunlar sırasıyla şu şekildedir:
- Soruşturma ile tutuklu işlere ilişkin kovuşturmalar ve ivedi sayılacak diğer hususlar adli tatil süresi içerisinde yerine getirilecektir. Bu işlerin ne şekilde yapılacağı Hakimler ve Savcılık Kurulunca belirlenir.
- Adli tatil süresince bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay, yalnız tutuklu hükümlere ilişkin veya Meşhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince görülen işlerin incelemelerini yapar.
- Son olarak, CMK m. 331/4 uyarınca CMK’da düzenlenen ve adli tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.
3- İYUK Kapsamında Adli Tatil
İdari yargı açısından adli tatil, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (“İYUK”) m. 61’de düzenlenmektedir. İYUK, adli tatili çalışmaya ara verme olarak adlandırmaktadır. İYUK kapsamında çalışmaya ara verme, HMK ve CMK’ya kıyasla bazı farklılıklar içermektedir.
- Öncelikle Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl 1 Eylül’de başlamak üzere, 20 Temmuz’dan 31 Ağustos’a kadar çalışmaya ara verirler.
- Hal böyle olmakla beraber, yargı çevresine dahil olduğu bölge idare mahkemesinin bulunduğu il merkezi dışında kalan idare ve vergi mahkemeleri çalışmaya ara vermeden yararlanamazlar. Söz gelimi Bolu İdare Mahkemesi, yargı çevresi olarak Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin yargı çevresine dahildir ancak Ankara il merkezi dışında olduğu için çalışmaya ara vermeden yararlanamaz.
- Çalışmaya ara verme süresi içinde; bölge idare mahkemesi başkanının önerisi üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulunca, her bölge idare mahkemesi merkezinde idare ve vergi mahkemesi başkan ve üyeleri arasından görevlendirilecek üç hakimin katıldığı bir nöbetçi mahkeme kurulur. Anılan nöbetçi mahkeme, aşağıda yer verilen işleri ara verme süresi içerisinde görür:
- Yürütmenin durdurulmasına ve delillerin tespitine ait işler,
- Kanunen belli süre içinde karara bağlanması gereken işler.
- Son olarak İYUK m. 8 uyarınca, İYUK’ta yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır.
Hazırlayan:
Av. Doğa Can Altınözlü