26.05.2026
Vergi Hukuku Mevzuatında Gelişmeler
1- Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından yayınlanan sirküler kapsamında; 26.05.2026 günü sonuna kadar verilmesi gereken Muhtasar ve Prim Hizmet, Konaklama Vergisi ve Damga Vergisi Beyannameleri ile 01.06.2026 günü sonuna kadar verilmesi gereken Katma Değer Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri sırasıyla 03.05.2026 ve 05.06.2026 gününe uzatılmıştır.
2- GİB tarafından yayınlanan sirküler kapsamında mali müşavirlerce verilecek olan 2025 yılı hesap dönemine ait gelir vergisi beyannamesi tasdik raporları ile 2025 yılı hesap dönemine ait gelir vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporlarının verilme süresi 30.06.2026 tarihine kadar uzatılmıştır.
3- 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7582 sayılı Kanun”), 21.05.2026 tarihinde TBMM’de kabul edilerek kanunlaştı. 7582 sayılı Kanun ile vergi alanında yapılan başlıca değişiklikler şu şekildedir:
- Sanayi sicil belgesi olan ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları için kurumlar vergisi oranının %12,5 olarak uygulanması kabul edilmiştir. Bu kurumlar yönünden önceden 1 puan indirimli kurumlar vergisi uygulanmaktaydı. Bu madde, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumların ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemi ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlarına uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
- Vergiye gönüllü uyumu artırmak amacıyla 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa (“KVK”) geçici 19. madde eklenmiş ve eklenen maddeyle yeni bir varlık barışı hayatımıza girmiştir. Yeni varlık barışı kapsamında yapılan düzenlemeler şu şekildedir:
- Yurt içi ve yurt dışı varlıkların 31.07.2027 tarihine kadar beyan edilmesi mümkündür.
- Bildirilen varlıklar için genel vergi oranı %5’tir. Ancak 31.12.2026 tarihine kadar bildirilen varlıklar için mevduat veya belirtilen kıymetlere yatırılacağına ilişkin taahhüdün süresi; en az 5 yıl
olursa uygulanacak vergi oranı %0, en az 4 yıl olursa %1, en az 3 yıl olursa %2, en az 2 yıl olursa %3, en az 1 yıl olursa %4 şeklindedir. - Ayrıca 01.01.2027 tarihinden itibaren 31.07.2027 tarihine kadar (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacaktır.
- Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamayacaktır. Ancak diğer mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez. Başka bir deyişle, beyan edilen varlıkların suç gelirlerinin aklanması suretiyle elde edildiğinin tespiti veya diğer düzenlemelere aykırı olarak elde edildiği tespit edilirse vergi incelemesi yapılabileceği gibi, cezai ve idari tedbirlere de başvurulabilecektir.
- Bildirilen varlıkların bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilmemesi veya Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmemesi ya da banka ya da aracı kurumlara yatırılmaması ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların yerine getirilmemesi hallerinde vergi incelemesi yapılmayacağına ilişkin düzenleme uygulanmaz.
- Son olarak, Cumhurbaşkanı bu maddede düzenlenen ve nihai bildirim süresi olan 31.07.2027 tarihini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı geçmeyen süreler halinde bir yıla kadar uzatmaya yetkili kılınmıştır.
- 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun m. 48’de düzenlenen ve amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki veyahut haczolunmuş malların paraya çevrilmesi amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, amme borcunun 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınarak tecil olunacağı düzenlenmesinde değişikliğe gidilmiştir. Buna göre tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmıştır. Ayrıca teminatsız tecil tutarı 250.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na (“GVK”) eklenen 20/D hükmüyle beraber yurt dışı kazançlarına gelir vergisi istisnası getirilmiştir. Buna göre Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu madde, 01.01.2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.
- Ayrıca GVK’ya yeni eklenen mükerrer 20/D hükmünde düzenlenen ve Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanların, veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde uygulanacak gelir vergisi oranı ise %1 olarak belirlenmiştir.
- GVK m. 23 hükmünde yapılan değişiklikle beraber, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu ek madde 1’de tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.
4- GİB tarafından 24.05.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Tebliğ kapsamında;
- Türkiye’de kurulu fonlar ve yatırım ortaklıklarının kazanç istisnası uygulamalarına,
- İstisna uygulamalarında kar ve zarar mahsubuna,
- Nakdi sermaye artışına ilişkin faiz indiriminin dördüncü geçici vergilendirme döneminde uygulanmasına,
- Asgari kurumlar vergisinden indirilecek yatırıma katkı tutarının hesaplanmasına ilişkin açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir.
Vergi Hukukunda Yargı Kararları
Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz yargı kararları aşağıda özetlenmiştir:
- Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 18.11.2025 tarihli ve E. 2025/3913, K. 2025/7867 sayılı kararında; defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçunun işlenebilmesi için defter ve belgelerin vergi incelemesi amacıyla istendiğinin tespit edilmesi gerektiği karara bağlanmıştır. Başka bir deyişle, defter ve belgelerin vergi incelemesi için değil başka sebeplerle istendiği hallerde, defter ve belgelerin sunulmamasının anılan suça vücut vermeyeceği karara bağlanmıştır. Ayrıca anılan kararda; defter, kayıt ve belge ibraz etmeme sonucu vergi ziyaı oluşmadığı gibi bundan dolayı kesilen özel usulsüzlük cezasının da vergiye bağlı bir ceza olmadığından bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359/4 hükmü gereği cezada yarı oranda indirim yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
Güncel Özelgeler
Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz güncel özelge hakkında aşağıda açıklamalara yer verilmiştir:
- İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen özelgede özetle; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 35/A hükmünde düzenlenen avukatların uzlaşma yapma hakkına istinaden düzenlenen “1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 35/A Maddesi Uyarınca Düzenlenen Uzlaşma Tutanağı” başlıklı belgenin, ilam niteliğinde belge olması nedeniyle damga vergisine tabi olmayacağı belirtilmiştir (İstanbul Defterdarlığı’nın 06.04.2026 tarihli ve E-97895701-155[2025/20]-464441 sayılı özelgesi)
Hazırlayan:
Av. Doğa Can Altınözlü