Uncategorized

Otomatik Bilgi Değişimi

Ankalex Logo EN-2

Haksız vergi avantajı, zararlı vergi rekabeti ve vergi cennetleri ile mücadele Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün  (Organisation for Economic Co-operation and Development -OECD-) öncelikli gündemlerinden birisi olmuştur. OECD, özellikle zararlı vergi rekabetinin önlenmesi ve vergi cennetleri konusunda raporlar düzenlemekte ve çözüm önerileri getirmektedir. Ülkeler arasındaki iş birliğini arttırmak ve haksız vergi avantajını gidermek için hukuki düzeninin sağlanması çözüm yollarının başında gelmektedir. Bu çözüm önerilerinin uygulanmasında ise “bilgi değişimi” başat rol oynamaktadır. Bu yazıda, “otomatik bilgi değişimi” incelenmiştir.Uluslararası vergi hukukunda, çifte vergilendirme ve çifte vergilendirmeme problemleri en önemli konulardan biridir. Vergilendirme, temelde, ülkelerin egemenlik hakları ile ilişki olduğu için vergilendirme(me) konularında farklı devletlerin mutabakat sağlayabilmeleri kolay değildir. Buna karşın günümüzde, birçok devlet karşılıklı “çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması” (“ÇVÖA”) yapmaktadır. Bu konuda özellikle OECD’nin çalışmaları, uluslararası vergi hukukunun gelişmesinde son derece etkili olmuştur.

ÇVÖA’lerin varlığı tek başına, çifte vergilendirmeyi ya da çifte vergilendirmemeyi önlemeye yetmemektedir. Günümüz dünyasında, sermayenin hareket kabiliyeti göz önünde bulundurulduğunda, ÇVÖA’lere taraf devletlerin idarelerinin, daha hızlı ve verimli bir iş birliği sağlamalarının gerekliliği açıktır. İşte bu noktada, farklı ülkelerin idareleri arasındaki bilgi değişimi ve bilhassa “otomatik bilgi değişimi”, taraf devletler arasındaki iş birliğinin etkinliğini arttırmaktadır. O halde, bilgi değişimi nedir ve otomatik bilgi değişiminin hukuki zemini nasıl oluşmuştur?

Bilgi Değişimi Nedir?

Sermaye, mal ve hizmetlerin uluslararası dolaşımındaki artış, vergi kayıp ve kaçağındaki artışı arttırabileceği için vergi konularında idari yardımlaşma için Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi (“Sözleşme”) hazırlanmıştır. Vergisel konulardaki bilgi değişiminin temel dayanağı bu sözleşmedir.

Sözleşme, 1988 yılında OECD ve Avrupa Konseyi tarafından ortaklaşa hazırlanmıştır. 2010 yılında ise yapılan protokol ile tadil edilmiştir. Sözleşme, Türkiye Cumhuriyeti adına 03.11.20211 yılında imzalanmıştır. Buna karşın sözleşmenin Türk hukukunda yürürlüğe girme süreci, diğer ülkelere kıyasla biraz uzun sürmüştür. Sözleşmenin onaylanmasının uygun bulunduğuna ilişkin kanun ancak 19.05.2017 tarihinde çıkartılmıştır. 30.10.2017 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile Sözleşme onaylanmış ve 01.07.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Başvuran devletin talebi üzerine, talepte bulunulan devlet, başvuran devlete sözleşmede kapsamı belirtilen kişi veya işlemlere ilişkin her türlü bilgiyi sağlayacaktır. Eğer talepte bulunulan devletin vergi kayıtlarındaki bilgi, talebin karşılanması için yeterli değil ise, talepte bulunulan devlet başvuran devletin talebini karşılayabilmek için gerekli tüm önlemleri alacaktır. Sözleşmeye göre buna “talep üzerine bilgi değişimi” denir.

Sözleşme’nin 6’ncı maddesine göre sözleşmeye taraf devletler, aralarında anlaşma yaparak belirleyecekleri yöntemler ile “otomatik bilgi değişimi” gerçekleştirebilirler.

Peki, hangi vergiler bu sözleşmeye dahildir ve hangi durumlarda talep olmaksızın bilgi değişimi yapılması gerekmektedir?

Sözleşmeye Tabi Olan Vergiler ve Talep Olmaksızın Bilgi Değişiminin Sınırları

Sözleşme’nin 2’nci maddesinde, hangi vergilerin sözleşme kapsamında olduğu düzenlenmiştir. Buna göre,

  • Gelir ve kazançlar üzerinden alınan vergiler,
  • Sermaye değer artış kazançları üzerinden alınan vergiler,
  • Net servet üzerinden alınan vergiler,
  • Taraf devletlerin mahalli idareleri adına alınan gelir, kazanç, sermaye değer artış kazancı veya net servet üzerinden alınan vergiler,
  • Sosyal güvenlik kurumları primleri,
  • Emlak, veraset ve intikal vergileri,
  • Gayrimenkul mallar üzerinden alınan vergiler,
  • Katma değer veya satış vergileri,
  • Mal ve hizmetten alınan özel vergiler,
  • Motorlu taşıtların kullanımı veya mülkiyeti üzerinden alınan vergiler,
  • Motorlu taşıtların dışında menkul malların kullanımı veya mülkiyeti üzerinden alınan vergiler

sözleşmenin kapsamındadır.

Sözleşmede, sözleşmeye taraf devletlerin sahip olduğu bilgileri herhangi bir talep olmaksızın iletmesi gereken durumlar düzenlenmiştir. Sözleşmenin 7’nci maddesine göre,

  • Bir taraf devlet, diğer tarafın vergi kaybına uğrayabileceği nedenlere sahipse,
  • Vergiye tabii bir kişi sözleşmeye taraf devlette vergi artışı veya yükümlülüğü doğuran bir vergi indirimi veya istinası elde etmekteyse,
  • Bir taraf devlette vergiye tabi olan bir kişi ile diğer taraf devlette vergiye tabi olan bir kişi arasındaki iş ilişkisi, bir veya daha fazla ülke aracılığıyla vergi tasarrufu sonucunu doğuracak şekilde yürütülüyorsa,
  • Bir taraf devlet bir kişinin, yapay transferler ile vergi tasarrufu oluşturulacak nedenlere sahip ise,
  • Taraf devlet kişinin vergi yükümlülüğü doğmasına neden olacak bilgilere sahipse,

herhangi bir talep olmaksızın bilgi değişimini sağlaması gerekmektedir. Ayrıca bu bilgi değişiminin sağlanması için yeterli önlemlerin alınması gerekmektedir. Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 152/A maddesinde de bu konuya ilişkin olarak bilgi toplanabilmesi için Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara yetki verilmiştir.

Ortak Vergi İncelemeleri ve Tahsilatta Yardımlaşma

Sözleşmeye göre, taraf devletlerden birinin talebi üzerine “eşzamanlı vergi incelemesi” gerçekleştirilebilir. Sözleşmeye göre eş zamanlı vergi incelemesi ile, taraf devletlerin ilişkili kişiler hakkında kendi egemenlik alanlarında eşzamanlı olarak inceleme gerçekleştirmesi ve bilgi değişiminde bulunulması üzerine bir mutabakat ifade edilmektedir.

Talepte bulunulması halinde, talepte bulunulan devlette yapılacak vergi incelemesine talepte bulunan devletin yetkilendirdiği kimse eşlik edebilir. Bunun için öncelikle talep bulunulması ve talebin kabul görmesi gerekir. Vergi incelemesine ilişkin tüm kararlar talepte bulunulan devlet tarafından gerçekleştirilir. Süreç hakkında talepte bulunan devletin yetkili makamına bilgi verilir.

Tahsilatta yardımlaşma konusunda ise, talepte bulunulması halinde, talepte bulunulan devleti, talepte bulunan devletin vergi alacağını kendi vergi alacağıymışçasına tahsil etmek için gerekli işlemleri yapabilir.

Sonuç

Sözleşme, Türkiye adına her ne kadar 2011 yılında imzalanmış olsa da Sözleşmenin yürürlüğe girme süreci uzun sürmüştür. VUK’ta bilgi toplanılabilmesi için yetkili kişileri belirleyen düzenlemeler yer alsa da Sözleşme’nin uygulanabilmesi için gerekli ikincil düzenlemeler tam olarak yapılabilmiş değildir. Bununla birlikte Gelir İdaresi Başkanlığı’nın yayınladığı rehbere göre Türkiye, 2018 yılında Norveç ve Letonya ile bilgi değişimine başlamış olup 21.08.2020 itibarıyla Türkiye ile otomatik bilgi değişimine söz konusu olan 54 ülke bulunmaktadır.

Yazar : Av. Süha Uslu