Blog

Öğretim Üyesi Derste Siyasi Konulara Girebilir mi?

Ankalex Logo EN-2

Anayasa Mahkemesi Öğretim Elemanına Derste Siyasi Konulara Girmesi Nedeniyle Kınama Cezası Verilmesini İfade Özgürlüğünün İhlali Olarak Kabul Etti.

Anayasa Mahkemesi’nin 2019/20996 başvuru numaralı kararına konu olayda başvurucu, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Milletlerarası Hukuk dersini veren öğretim elemanıdır. Derste siyasi konulara girdiği, Cumhurbaşkanı hakkında küçük düşürücü ifadeler kullandığı, devlet büyükleri, amirler ve öğretim üyeleri aleyhine konuşmalar yaptığı iddiası ile başvurucu aleyhine disiplin soruşturması başlatılmıştır. Söz konusu disiplin soruşturması, dersi alan öğrencilerin şikayeti üzerine başlatılmıştır.

Disiplin soruşturmasında sondajlaşma yöntemi ile rastgele 9 öğrenci seçilmiş ve bu öğrencilere dersin işlenişine dair sorular sorulmuştur. Öğrencilerin 3 tanesi ders dışı siyasi konulara girildiğini ve Cumhurbaşkanına hakaret edildiğini, diğer 3 tanesi ders dışı haricinde konulara girilmediğini, geri kalan 3 tanesi ise Cumhurbaşkanına hakaret edilmediğini ancak ders dışı siyasi konulara girildiğini ifade etmiştir.

Soruşturma sonucunda başvurucunun Cumhurbaşkanı aleyhine küçük düşürücü ifadeler kullandığı iddiasının temellendirilemediğine ancak derslerde, kapsam dışı siyasi konulara sıklıkla girdiğinin sabit olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Bunun sonucunda başvurucu hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu kapsamında disiplin cezası verilmiştir.

Başvurucu, söz konusu disiplin cezasının iptaline dair yargıya başvurmuş ancak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Başvurucu Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuruda, milletlerarası hukuk dersinin teorik bilgilerin yanında pratik işleyişe dair örnekler de verdiğini belirtmiştir. Aynı zamanda dersin nitelik itibariyle uluslararası ilişkiler ve politika ile iç içe geçmesinden dolayı hakkında verilen disiplin cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini iddia etmiştir.

Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün ve ifade özgürlüğünün özel bir görünümü olan bilimsel özgürlüğün demokratik toplum için önemini hatırlatmıştır. Öğretim elamanlarının öğretimin nesnelliğini ve öğretimde standartı sağlama adına dersle ilgili olmayan konuları ders kapsamı dışında bırakması gerekmektedir. Ancak bu ifade ile kastedilen tartışmalı konuların tamamen sansürlenmesi değildir, nitekim tartışma olgusu bilimsel sorgulamanın temelini oluşturmaktadır.

Temel ilkeleri bu şekilde belirleyen Anayasa Mahkemesi, milletlerarası hukuk dersinin siyasi meselelerin odağında olduğunu belirtmiştir. Dersi alan beş yüzün üzerinde öğrenci olmasına rağmen soruşturmada sadece dokuz öğrencinin ifadesine başvurulması, söylemlerin ders ile ilgisi olmadığına yönelik ortak bir görüş oluşmadığı yönünde değerlendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi ayrıca ifade özgürlüğü konusunda yerleşik içtihatlarına uygun olarak bireylerin değer yargılarına aykırı olan görüşlere dahi katlanmaları zorunluluğunu hatırlatmıştır. Sonuç olarak siyasi söylemlerin dersin belirlenen usul ve esaslarına uygun bir şekilde yürütülmesine ne şekilde aykırılık oluşturduğu somut olarak ortaya konulamadığından bahisle kınama cezasının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verilmiştir.

Karar tüm akademik camia için önemli olmakla birlikte hukuk fakülteleri açısından özel bir öneme sahiptir.  Ayrıca sondajlama yönteminin Anayasa Mahkemesi tarafından eleştirilmiş olması da kararda göze çarpan diğer bir önemli noktadır.