Uncategorized

Emlak Vergisine Esas Arsa Metrekare Birim Değerine İlişkin Takdir Komisyonu Kararına Karşı Açılan Davada Kısmen Kabul Kararı Verilebilir

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (“VDDK”), emlak vergisi vergi değerine esas olmak üzere arsa ve arazilerin metrekare birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu (“Komisyon”) kararına karşı açılan davalarda, metrekare birim değerinin yüksek olduğu sonucuna varılması halinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesi gerektiğine hükmetti. Bu kararıyla VDDK, Bölge İdare Mahkemeleri arasında süregelen içtihat farklılığını gidermiş oldu. (22.07.2023 tarihli ve 32256 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun E. 2023/1, K. 2023/3 sayılı kararı)

Bölge İdare Mahkemesi kararları arasındaki aykırılık; davacılar tarafından, emlak vergisi vergi değerine esas olmak üzere asgari arsa metrekare birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararlarının, tespit edilen arsa metrekare birim değerinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davalarda verilen farklı kararlardan kaynaklanmaktadır.

Kararlar arasındaki aykırılık ise en temelde; emlak vergisi vergi değerine esas olmak üzere arsa ve arazilerin asgari ölçüde metrekare birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararına karşı açılan davada, mahkemece takdir komisyonunca tespit edilen asgari ölçüde metrekare birim değerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılması halinde takdir komisyonu kararının tamamının iptaline mi karar verilmesi gerektiği yoksa davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine mi karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Bu belirsizlik kendisini en çok vekalet ücreti konusunda göstermektedir. Söz gelimi mükellefler, 10.000 TL olarak belirlenen arsa metrekare birim değerine karşı dava açtıkları zaman mahkemece yapılan inceleme sonucunda, bu değerin 8.000 TL olması gerektiğine karar verilebilir. Bu noktada mahkeme; Komisyon kararının tamamen iptali yerine, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verirse reddedilen 2.000 TL’lik kısım için mükelleflerin bundan çok daha yüksek bir miktar olan karşı vekalet ücretini ödemesi gündeme gelecektir. Bu durum esasen, 2.000 TL daha az birim değer belirlenmesi sonucunu doğururken aynı zamanda, karşı vekalet ücreti külfetini de yüklemektedir.

  • Uyuşmazlığa konu Bölge İdare Mahkemesi kararları sırasıyla şu şekildedir: İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesi, dava konusu işlemle arsa metrekare birim değerinin 10.500,00-TL olarak belirlendiği dikkate alındığında Komisyon kararının 8.000,00- TL’ye isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulmuş ve bu tutar yönünden davayı reddetmiş, kalan kısım yönünden kabul etmiştir.
  • İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. Vergi Dava Dairesi ise ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusu neticesinde şu yönde karar vermiştir: İlk derece mahkemesi, Komisyon kararıyla 17.000 TL olarak belirlenen arsa metrekare birim değerinin 14.403,88 TL’lik kısmını hukuka uygun bulmuş geri kalan kısmını ise hukuka aykırı bulmuştur. Sonuç olarak ilk derece mahkemesi kısmen kabul kısmen ret kararı vermiştir. Söz konusu kararı inceleyen istinaf mahkemesi, öncelikle Komisyon kararının bölünebilir bir işlem niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Ardından istinaf mahkemesi, bilirkişi raporu ile belirlenen değerin takdir edilen değerin altında olduğu anlaşıldığından Komisyon kararının kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve Komisyon kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kısaca özetlemek gerekirse söz konusu davalarda, emlak vergisi vergi değerine esas olmak üzere arsa ve arazilerin asgari ölçüde metrekare birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararına karşı açılan davada, mahkemece takdir komisyonunca tespit edilen asgari ölçüde metrekare birim değerinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılması halinde takdir komisyonu kararının tamamının iptaline mi karar verilmesi gerektiği yoksa davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine mi karar verilmesi gerektiği hususunda belirsizlik ortaya çıkmıştır.

Mahkemeler arasındaki aykırılığı bu şekilde tespit ettikten sonra VDDK takdir komisyonu kararının, emlak vergisi değerine esas olmak üzere “arsa ve arazinin asgari ölçüde metrekare birim değerinin” parasal olarak belirlendiği bir idari işlem olduğunu belirtmiştir. Buna ilaveten, öncelikle Komisyon kararıyla arazinin parasal değerinin saptandığını dolayısıyla Komisyon kararının içeriği itibariyle bölünebilir nitelikte olduğunu belirtmiştir. Bu kapsamda VDDK, Komisyon kararının kısmen dava konusu edilebileceği gibi yargı mercilerince de kısmen iptaline karar verilebileceği sonucuna ulaşmıştır.

VDDK yaptığı değerlendirmede, açılan davalarda istem sonucunun Komisyon kararının tümünün iptaline yönelik olsa da aslında davacıların, Komisyon kararıyla belirlenen metrekare birim değerinin bir kısmında hukuka aykırılık bulunmadığını zımnen kabul ettiğini tespit etmiştir. Nitekim davacıların talebi komisyon kararının tamamının iptali yönünde olsa da değerin olması gerekenden fazla olduğu öne sürülmektedir. Yani Komisyon kararının bir kısmı ile tespit edilen birim değerin zaten doğru olduğu kabul edilmektedir. Bu noktada, yargı mercii tarafından yapılması gerekenin, re‘sen araştırma ilkesi bağlamında, belirlenen metrekare birim değerinin ne ölçüde hukuka uygun olduğunu araştırarak hukuka aykırı kısmın iptaline karar vermek olduğu belirtilmiştir. Ayrıca Komisyon kararının tümünün iptaline karar verilmesinin taleple bağlılık ilkesiyle bağdaşmayacağı sonucuna ulaşmıştır.

Öte yandan, metrekare birim değerlerine karşı açılan davalarda verilen kısmen kabul kısmen ret kararlarının sıklıkla idari işlem niteliğinde olduğu ve birim değer belirleme yetkisinin yargı mercilerince kullanıldığı eleştirisi yapılmaktadır. Buna karşılık VDDK, kısmen ret kısmen kabul kararının yerindelik denetimi veyahut idari işlem niteliğinde olmadığını belirtmiştir. Bunun gerekçesi olarak; yargı merciinin ilk elden metrekare birim değerini belirlemediği, yargı merciinin sadece bilimsel veriler ışığında Komisyon kararını denetlediği belirtilmiştir. Bu nedenle, yargı merciinin takdir komisyonuna tanınan metrekare birim değerini belirleme yetkisini sınırladığı veya ortadan kaldırdığı değil, ancak bu yetkinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığını incelediği kanaatine varılmıştır.

Sonuç olarak; söz konusu içtihat aykırılığının, emlak vergisi vergi değerine esas olmak üzere arsa ve arazilerin asgari ölçüde metrekare birim değerinin tespitine ilişkin takdir komisyonu kararına karşı açılan davada, mahkemece takdir komisyonunca tespit edilen asgari ölçüde metrekare birim değerinin yüksek olduğu sonucuna varılması halinde davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği yönünde giderilmesine karar verilmiştir.

Hazırlayanlar:
Av. Doğa Can Altınözlü
Stj. Av. Cevdet Emre Koçak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir