Uncategorized

Emekli Sandığına Tabi Hizmet Süresi Şartı Yerine Getirilmiş Olmasına Rağmen Kişiye Emekli İkramiyesinin Ödenmemesi, Mülkiyet Hakkının İhlaline Yol Açar

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’na (“5434 sayılı Kanun”) tabi olarak geçirdiği çalışma süresi emekli aylığı bağlanması için yeterli olan kişiye, elde etmiş olduğu emeklilik statüsüne bağlı olan emekli ikramiyesi ödenmemesini kanuni bir dayanaktan yoksun bulmuştur. AYM’ye göre bu husus, başvurucu açısından mülkiyet hakkının ihlaline yol açmıştır. (Anayasa Mahkemesi’nin 07.07.2023 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 29.03.2023 tarihli 2018/37665 Başvuru Numaralı kararı)

Başvuruya konu somut olayda başvurucu, 22.11.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 677 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine başvurucunun emeklilik müracaatı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından, 27 yıl 11 ay 8 gün hizmetine karşılık birleştirilmiş hizmet süresi üzerinden kabul edilmiş ve başvurucuya emekli aylığı bağlanmıştır.

Bunun üzerine başvurucu, hizmet süreleri birleştirilmeksizin Emekli Sandığına tabi olarak geçirdiği 25 yıl 5 aylık süreye dayanarak 5434 sayılı Kanun uyarınca kendisine emekli ikramiyesi ödenmesini talep etmiştir. Ancak ilgili talebi hizmet birleştirmesi kapsamında emekli olduğundan bahisle değerlendiren SGK, başvurucunun kamu görevinden ihraç edilmiş olması nedeniyle talebin reddine karar vermiştir.

Başvurucunun söz konusu işlemin iptali nedeniyle açtığı dava da emekli aylığı bağlanma koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiştir. İlgili ret kararının nedeni olarak başvurucunun Emekli Sandığına tabi hizmet süresinin tek başına emekli aylığı bağlanması için yeterli olsa da emekli aylığının SGK tarafından iptal edilmiş olması karşısında başvurucuya emekli ikramiyesi ödenmesinin mümkün olmadığı gerekçesine yer verilmiştir.

Nihai kararın tebliği üzerine başvurucu, AYM’ye bireysel başvuruda bulunmuştur.

Bireysel başvurudan önce başvurucunun emekli aylığı işleminin iptaline karşı açtığı dava, ilk derece mahkemesince reddedilmiş ancak başvurucu tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Söz konusu istinaf mahkemesi kararı, bireysel başvurudan sonra verilmiştir. Bu vesileyle başvurucunun emekli aylığına hak kazandığı
mahkemece açıklığa kavuşturulmuştur.

Başvurucu, başvurusunda temel olarak meslekten çıkarılması nedeniyle emekli ikramiyesi ödenmemesi suretiyle ayrımcılığa uğradığını ve emekli ikramiyesi için açtığı davanın sonucunda keyfi olarak emekli aylığının da kesildiğini ifade etmiştir. İstinaf mahkemesinin de idarenin beyanları doğrultusunda karar verdiğini iddia eden başvurucu, gerekçesiz hüküm kurulmasından yakınmıştır. Bu nedenlerle başvurucu, Emekli Sandığında geçen hizmet süresinin tek başına emekli aylığı bağlanması için yeterli olduğunu ve buna bağlı olarak emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ifade etmiştir.

Başvurucunun Emekli Sandığına tabi olarak geçirdiği hizmet süresinin emekli ikramiyesi alması için yeterli olduğunun tespit edildiğini belirten AYM, 5434 sayılı Kanun’un 89. maddesinin uygulanmasına dair yerleşik içtihatları da göz önünde bulundurarak başvurucunun emekli ikramiyesi elde etme yönünde meşru beklentisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gerektiğini beyan etmiştir. Ayrıca AYM’ye göre; başvuruya konu kararda istinaf mahkemesi, başvurucunun kamu görevinden çıkarılmış olmasının emekli ikramiyesi almasına engel teşkil edip etmediği hakkında da bir değerlendirmede bulunmamıştır. Bu yorumdan hareketle AYM, başvurucunun Emekli Sandığına tabi hizmet süresi şartını yerine getirmiş olmasına rağmen verilen kararın kanuni dayanaktan yoksun olduğunu ifade etmiştir.

Sonuç olarak AYM, açıklanan nedenlerle başvurucunun Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

 

Hazırlayan:
Av. Doğa Can Altınözlü
Stj. Av. Cevdet Emre Koçak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir