Bülten

#61 Vergi Hukuku Gelişmeleri (08.10.2026 – 23.10.2026)

26.10.2026

Vergi Hukuku Mevzuatında Gelişmeler

  • Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (“VUK”) kapsamında elektronik tebligat sistemine dahil olma zorunluluğu bulunanları, bu kapsamda bulunmayanları, elektronik tebligat sistemine dahil olmada uygulanacak usul ve esasları ve elektronik tebligat sisteminden çıkışı düzenleyen Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 596), (“Tebliğ”) 11.10.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlandı.
      • Hatırlanacağı üzere Anayasa Mahkemesi (“AYM”), VUK m. 107/A hükmünde düzenlenen ve vergi idaresine tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yönelik yetki veren hükmün iptaline karar vermişti. AYM anılan kararda özetle konunun kanun ile düzenlenmesi gerektiğini, sınırlama içermeyen şekilde idareye geniş yetki tanınmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu vurgulamıştır. AYM’nin 03.04.2026 tarihli ve 33213 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 15.01.2026 tarihli ve E. 2025/94, K. 2026/11 sayılı kararı hakkında detaylı açıklamalarımıza bağlantıyı kullanarak erişebilirsiniz.
      • AYM kararında iptal hükmünün, 9 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmişti ve bu sebeple, mevzuatta elektronik tebligat konusunda boşluk oluşmuştu. Kanun koyucu oluşan boşluğu gidermek amacıyla VUK m. 107/A hükmünü, 01.07.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7587 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“7587 sayılı Kanun”) ile gidermişti. 7587 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenen elektronik tebligat sistemi hakkında detaylı açıklamalarımıza bağlantıyı kullanarak erişebilirsiniz.
      • GİB tarafından yayınlanan Tebliğ kapsamında ise 7587 sayılı Kanun ile getirilen ve elektronik tebligatı düzenleyen VUK m. 107/A hükmünün uygulamasının detayları belirlenmiştir. Tebliğ hakkında detaylı açıklamalarımıza bağlantıyı kullanarak erişebilirsiniz.
  • Vergi Denetim Kurulu (“VDK”) tarafından yapılan duyuru kapsamında; 2026 yılının ilk dokuz ayında VDK tarafından yürütülen denetim ve gözetim faaliyetleri sonucunda yaklaşık 636,9 milyar TL matrah farkı ve azaltılan zarar tutarına ulaşıldığı bildirildi. Vergi incelemelerinden kaynaklanan matrah farkının ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 102,24 artarak 451,4 milyar TL olduğu duyuruldu.
  • VDK tarafından yapılan duyuru kapsamında incelemeye hazırlık dosyası uygulamasıyla beraber 23,4 Milyar TL’lik faturanın mükelleflerin kayıtlarından çıkarıldığı bildirilmiştir.
      • VDK tarafından geliştirilen ve 04.08.2026 tarihinde uygulamaya alınan İncelemeye Hazırlık Dosyası (“İHD”) uygulaması, mükelleflerin vergi incelemesi öncesinde ilgili işlemlerine ilişkin açıklama ve belgelerini elektronik ortamda sunabilmelerine, riskli işlemlerini değerlendirebilmelerine ve gönüllü uyum yoluyla gerekli düzeltmeleri gerçekleştirebilmelerine imkân sağlamaktadır.
      • İHD kapsamında mükelleflere, olağan bilgi isteme yazılarına kıyasla çok daha uzun bir cevaplama süresi tanınmakta, sistem üzerinden sunulan rehberlik sayesinde bilgi ve belgelerin herhangi bir Vergi Müfettişinin yardımına veya yönlendirmesine ihtiyaç duyulmadan hazırlanabilmesi amaçlanmaktadır.
      • İHD uygulamasıyla beraber VDK;
        • Gönüllü uyum sağlayan mükellefler için inceleme riskinin ortadan kaldırılmasını,
        • Daha öncesinde düzeltme yapan mükellefler yönünden gereksiz incelemelerin önlenmesini,
        • Ayrıntılı rehberlik sağlanarak vergi müfettişleri sürece dahil olmadan mükelleflerin uyumunun artmasının hedeflendiğini belirtmiştir.
      • VDK yukarıda yer verilen duyurusu kapsamında yarıca, İHD uygulamasının geliştirilerek devam edeceğini belirtmiştir.

 

Vergi Hukukunda Yargı Kararları

Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz yargı kararları aşağıda özetlenmiştir:

  • Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (“VDDK”) 28.01.2026 tarihli kararında; kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emri ile tahsili talep edilen vergi borçlarıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin karşılaştırılması gerektiği ve asıl borçlu şirkete gönderilen ödeme emrinin içerdiği amme alacakları ile kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına gönderilen dava konusu ödeme emrinde yer alan amme alacaklarının uyumsuz olması halinde dava konusu ödeme emrinin hukuka aykırı olacağın karar verilmiştir. (Danıştay VDDK’nın 28.01.2026 tarihli ve E. 2024/55, K. 2026/12 sayılı kararı)

Güncel Özelgeler

Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz güncel özelge hakkında aşağıda açıklamalara yer verilmiştir:

  • Düzce Defterdarlığı tarafından verilen özelgede özetle; mülkiyeti Maliye Hazinesine ait iken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı oluru ile rezerv yapı alanı olarak belirlenen ve sonrasında bedelsiz olarak Kentsel Dönüşüm Başkanlığına devredilen taşınmazın, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı tarafından ihale yoluyla satışı halinde taşınmazı satın alan kişinin tapu tescilinde, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun m. 7/9 kapsamında satış işleminin dönüşüm öncesi ilk satış işlemi kapsamında değerlendirilmesinden hareketle tapu harcı aranmaması gerektiği bildirilmiştir. (Düzce Defterdarlığı’nın 08.11.2024 tarihli ve E-12278305-140-39391 sayılı Özelgesi)

Hazırlayan:

Av. Doğa Can Altınözlü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir