25.02.2026
Danıştay, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun (“AATUHK”) hükümlerine dayalı olarak açılan iptal davalarında, miktardan bağımsız olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (“AAÜT”) göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir. (Danıştay 10. Dairesi’nin 24.02.2026 tarihli ve 33178 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 24.12.2025 tarihli ve E. 2025/5525, K. 2025/6441 sayılı Kararı)
Uyuşmazlıkta Vergi Dairesi, davacının cezaevinde kaldığı döneme isabet eden yiyecek ve iaşe bedellerinin ödenmesi amacıyla 2.380,50 TL tutarlı ödeme emri düzenlemiştir. Ödeme emrine karşı açılan davada İstanbul 2. İdare Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, AAÜT m. 13/2 hükmünde yer alan “Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez” düzenlenmesinden hareketle davacı lehine 2.380,50 TL vekalet ücretine hükmetmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından kanun yararına bozma başvurusunda bulunulmuştur. Davacı özetle; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu (“AvK”) m. 168/2’de yer alan düzenlenmede yer alan “…6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir.” İbaresinden hareketle, lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini öne sürmüştür.
Kanun yararına bozma isteminin özünü; AATUHK hükümlerine göre düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, davacı lehine maktu vekalet ücretine mi yoksa AAÜT m. 13/2 uyarınca hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği kuralı esas alınarak mı ödeme emrindeki tutar kadar vekalet ücretine mi hükmedileceği oluşturmaktadır.
Danıştay Başsavcısı, AATUHK kapsamında açılan davalarda AvK m. 168/2 hükmünün özel bir düzenleme içerdiğini, yüksek miktardaki vergilendirme veya cezai işlemlere karşı açılan davalarda vekalet ücretinin dava konusu değere göre belirlenmesi durumunda ilgili taraf lehine veya aleyhine yüksek oranlarda yargılama giderine hükmedilmesini önlemek amacıyla dava değerinden bağımsız olarak vekalet ücretinin maktu belirlendiğini vurgulamıştır. Başsavcı ayrıca, maktu vekalet ücretinin kanunda açıkça düzenlenmesi, ilgililer açısından belirli ve öngörülebilir olması ve taraftar arasında eşit bir şekilde uygulanması karşısında bu durumun “Mahkemelere Erişim Hakkını” ihlal etmediğini de vurgulamıştır.
Danıştay da uyuşmazlığı incelerken benzer çıkarımlarda bulunmuş ve AvK m. 168/2 hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğunun ileri sürüldüğü somut norm denetimi isteminde Anayasa Mahkemesi’nin (“AYM”) vermiş olduğu 03.06.2025 tarihli ve E. 2024/192, K. 2025/126 sayılı karardaki çıkarımlara yer vermiştir. AYM anılan kararında, AvK m. 168/2 hükmünün mahkemeye erişim hakkını ihlal etmediğine ve Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetmiştir.
Sonuç olarak kanun yararına temyiz istemi, davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi sebebiyle kabul edilmiştir.
Hazırlayan:
Av. Doğa Can Altınözlü