Vergi Hukuku Mevzuatında Gelişmeler
- Gelir İdaresi Başkanlığı (“GİB”) tarafından yayınlanan Vergi Usul Kanunu Sirküleri/195 ile 2024 hesap dönemine ilişkin Yerel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin verilme süreleri ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin uzatıldı.
- GİB tarafından yayınlanan sirküler ile 2025 yılı dördüncü geçici vergi döneminde uygulanacak yeniden değerleme oranı % 25,49 (yüzde yirmi beş virgül kırk dokuz) olarak tespit edilmiştir.
Vergi Hukukunda Yargı Kararları
Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz yargı kararları aşağıda özetlenmiştir:
1- Danıştay 9. Dairesi, serbest muhasebeci mali müşavirin hizmet verdiği asıl mükellefin vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumluluk kapsamında mali müşavir adına düzenlenen ödeme emirlerinde önemli bir karar verdi.
- Danıştay özetle, müteselsil sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (“VUK”) mükerrer m. 227 hükmünde; mükellefin beyannamelerini imzalayan muhasebecilerin sorumluluğunun, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğduğunu belirtmiştir.
- VUK mükerrer m. 227 hükmünün defter ve belgelerde yer alan bilgilerin gerçek bir ticari faaliyete ya da emtia hareketine dayanıp dayanmadığına yönelik bir sorumluluk içermediğini ve mali müşavirlerin mükelleflerin ticari faaliyetlerinin veya emtia hareketlerinin gerçekliğinin tespitine yönelik herhangi bir yasal yetkisinin de bulunmadığını belirten Danıştay, bu sorumluluğu aşar şekilde düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğuna karar verdi. (Danıştay 9. Dairesi’nin E. 2023/1237, K. 2023/1731 sayılı kararı)
Güncel Özelgeler
Vergi hukuku alanında önemli gördüğümüz güncel özelge hakkında aşağıda açıklamalara yer verilmiştir:
1- İstanbul Defterdarlığı tarafından verilen özelgede; 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun (“6306 sayılı Kanun”) kapsamında riskli yapı olarak belirlenen ve tapuya bu şekilde şerh düşülen taşınmazların, aynı kanun kapsamında dönüşüm amacıyla devrinde tapu harcı aranmaması gerektiği belirtilmiştir.
- Özelge talebinde özetle, taşınmazda riskli yapı şerhi bulunduğu ve 6306 sayılı Kanun kapsamında dönüşüm için yüklenici ile arsa sahibi arasında “Düzenleme Şeklinde Arsa Satışı Karşılığı İnşaat ve Gelir Paylaşımı Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşmeye istinaden yükleniciye taşınmazın tapuda devrinin yapıldığı ve bu devir esnasında tapu harcı aranıp aranmayacağı hakkında görüş talep edilmiştir.
- Vergi idaresi, konuyu düzenleyen 6306 sayılı Kanun m. 7 hükmüne yer vererek riskli yapı şerhi içeren taşınmazların dönüşüme tabi tutulmadan önce ilk satışı, devri, tescili ve ipotek tesis edilmesi işlemlerinin ve dönüşümüne ilişkin olarak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak diğer işlemler noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan ücret ve harçlardan, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden, bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, resmî dairelerin mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödemeler sebebiyle düzenlenen kâğıtlar da dahil olmak üzere damga vergisinden istisna olacağını belirtmiştir.
- Dönüşüm amacıyla taraflar arasında imzalanan “Düzenleme Şeklinde Arsa Satışı Karşılığı İnşaat ve Gelir Paylaşımı Sözleşmesi”nde, taşınmazın dönüşüm öncesinde arsa sahibi tarafından yükleniciye devredileceği durumda, istisna hükmünün uygulanması gerektiği ve tapu devrinde harç aranmaması gerektiği belirtilmiştir. (İstanbul Defterdarlığı’nın 97895701-140.04.01[2025.202]-1561512 sayılı özelgesi).
Hazırlayan:
Av. Doğa Can Altınözlü